top of page

Sevilim benim, sen benim çocukluğumsun. Biz tanıştığımızda ikimiz de daha çocuk denilecek kadar küçüktük. O zamanlar hayatın bizi nereye götüreceğini, yıllar sonra hâlâ birbirimizin hayatında bu kadar büyük bir yere sahip olacağımızı belki de ikimiz de bilmiyorduk. Şimdi dönüp baktığımda, birlikte büyümüş olmak bana çok özel geliyor. Çünkü ben seni sadece bugün olduğun hâlinle değil, çocukluğunla, gençliğinle, değiştiğin ve büyüdüğün bütün hâllerinle tanıyorum.

Şimdi bana yeni tanıştığım insanlar “Evli misin?” diye soruyor, bizi tanıyanlarsa “Ne zaman evleniyorsunuz?” diyor. Bunları duydukça bazen gerçekten durup düşünüyorum; biz ne zaman bu kadar büyüdük? Daha dün gibi geliyor bazı şeyler. Ama artık ikimiz de kendi hayatımızı kurmaya başladık, kendi kararlarımızı veriyoruz, geleceğimizi düşünüyoruz. Ve bütün bunların içindeki en heyecan verici şey, çok yakında iki ayrı hayatı tek bir hayata dönüştürecek olmamız.

Farklı bir ülkede, farklı bir dilin içinde, sadece ikimize ait yeni bir başlangıcımız olacak. Kendi evimiz, kendi düzenimiz, kendi alışkanlıklarımız olacak. Belki ilk başlarda bazı şeyleri birlikte öğreneceğiz, bazen tartışacağız, bazen birbirimize kızacağız ama sonunda yine aynı evde, aynı masada, aynı hayatın içinde olacağız. Günün sonunda birbirimize döneceğimiz bir evimiz olacak.

O evde artık kuralları anne babalarımız değil, biz belirleyeceğiz. Birlikte nasıl yaşayacağımıza, evimizi nasıl kuracağımıza, hangi gelenekleri devam ettireceğimize, hangilerini kendimiz oluşturacağımıza biz karar vereceğiz. Belki yıllar sonra o evde çocuklarımız koşacak. Bugün anne babalarımızın çocukları olan bizler, bir gün kendi çocuklarımızın anne ve babası olacağız. Onlara kendi çocukluğumuzu anlatacağız, birbirimizi ne kadar küçükken tanıdığımızı anlatacağız. Belki onlar da bizim hikâyemizi dinleyip gülecekler.

Bazen bunu düşündüğümde çok tuhaf geliyor. Çünkü ben seni çocukluğumdan beri tanıyorum ve bir gün seninle aynı evde uyanacağım. Sabah ilk gördüğüm insan sen olacaksın, akşam eve döndüğümde yine sen olacaksın. Günlük hayatın en sıradan anlarını bile seninle yaşayacağız. Birlikte markete gideceğiz, yemek yapacağız, ev için bir şeyler seçeceğiz, yorulduğumuz günlerde hiçbir şey yapmadan yan yana oturacağız. Belki dışarıdan bakıldığında çok sıradan görünecek ama benim için en güzel şey de tam olarak bu olacak: Hayatın sıradanlığını bile seninle paylaşmak.

Şu an hâlâ iki farklı hayatın içindeyiz. Ayrı ayrı sorumluluklarımız, ayrı düzenlerimiz, ayrı günlerimiz var. Ama biliyorum ki en kısa zamanda bunların hepsi birleşecek. “Benim hayatım” ve “senin hayatın” dediğimiz şey yavaş yavaş “bizim hayatımız” olacak. Artık gelecek planlarımızı ayrı ayrı değil, birlikte yapacağız.

Biz birbirimizin çocukluğu olduk. Şimdi birbirimizin gençliğiyiz. Bir gün birbirimizin yetişkinliği, sonra da yaşlılığı olacağız. Saçlarımız ağardığında, yüzümüzde yılların izleri olduğunda bile dönüp birbirimize baktığımızda bugünleri hatırlayacağız. İlk zamanlarımızı, çocuk hâllerimizi, gençliğimizi, kurduğumuz hayalleri konuşacağız. Belki o zaman bugünkü telaşlarımız bize çok küçük gelecek.

Hayat boyunca her şey aynı kalmayacak, bunu biliyorum. Şehirler değişecek, insanlar değişecek, biz değişeceğiz. Belki planlarımız bile değişecek. Ama bütün bu değişimlerin içinde değişmesini istemediğim tek şey, birbirimizin yanında olma isteğimiz. Çünkü benim için mesele sadece seninle evlenmek değil; seninle bir hayat yaşamak. İyi günleri de kötü günleri de, başarıları da hayal kırıklıklarını da, gençliği de yaşlılığı da seninle paylaşmak.

Ben seni sadece bugün için sevmiyorum. Gelecekte olacağın insanı da seviyorum. Yıllar sonra değişmiş hâlini, yorulmuş hâlini, mutlu hâlini, belki daha sakin ve olgun hâlini de seveceğimi biliyorum. Çünkü benim sevgim sadece bir ana değil, seninle yaşayacağımız bütün bir hayata ait.

Seni her şeyden, herkesten çok seviyorum. İyi ki varsın, iyi ki çocukluğumda vardın, iyi ki gençliğimde varsın ve iyi ki geleceğimde de sen olacaksın. İyi ki benimsin.

Ve en güzel tarafı şu: Biz yıllardır birbirimizi seviyoruz ama aslında birlikte yaşayacağımız asıl hikâyeye daha yeni başlıyoruz.

Sana Yazdığım Mektup
bottom of page